![]() |
| |||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
| | LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
| | #1 (permalink) |
| TrakyaKampüs Melankoli ![]() Üyelik tarihi: Aug 2010 Bulunduğu yer: Edirne Mesajlar: 1.391
Rep Puanı: 33
Rep Grafiği: ![]() | Sular yükselince, balıklar karıncaları yer.. Sular çekilince de karıncalar balıkları yer… Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir… ... Çünkü kimin kimi yiyeceğine.. “Suyun akışı” karar verir… Bir Afrika Atasözü: Düşün… Gidene kal demeyeceksin… Gidene kal demek zavallılara, Kalana git demek terbiyesizlere, Dönmeyene dön demek acizlere, Hak edene git demek asillere yakışır. Kimseye hak ettiğinden fazla değer verme, yoksa değersiz olan hep sen olursun… Düşün…, Kim üzebilir seni senden başka? Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen? Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen? Kim yıkar, yıpratır seni sen izin vermezsen? Kim sever seni, sen kendini sevmezsen? Her şey sende başlar, sende biter… Yeter ki yürekli ol, tükenme, tüketme, Tükettirme içindeki yaşama sevgisini… Hep hatırlayın: “Çaresizseniz, Çare “SİZ“ siniz!
__________________ |
| | |
| | #4 (permalink) |
| TrakyaKampüs Daimi ![]() Üyelik tarihi: Sep 2010 Bulunduğu yer: İstanbul.. Mesajlar: 372
Rep Puanı: 12
Rep Grafiği: ![]() | Herşeye rağmen mutlu olabilirsin.. Bazı şeyleri görmemezlikten gelebilirsin.. Gözler kendilerine, kulaklar başkalarına inanır ki, onu bile kandırabilirsin.. Ama çarenin ne olduğunu, çaresiz kaldığında anlarsın.. Bazen benim bile çözemeyeceğim şeyler var.. O zaman elimizde kalan tek şey; ümit.. Hiç bir zaman çaresiz kalmamak ümidinden başka, neyimiz var ki.. || Bu yazıyı nette çoğu kez gördüm dost.. ama kimin yazdığını bulamadım.. Bulsaydım söyleyeceklerim üstekiyle sınırlı kalmazdı ![]() |
| | |
| | #6 (permalink) |
| TrakyaKampüs Fanatiği ![]() Üyelik tarihi: Aug 2010 Bulunduğu yer: Mardin Mesajlar: 1.045
Rep Puanı: 22
Rep Grafiği: ![]() | Gidene kal demeyeceksin… Gidene kal demek zavallılara, Kalana git demek terbiyesizlere, Dönmeyene dön demek acizlere, Hak edene git demek asillere yakışır. Kimseye hak ettiğinden fazla değer verme, yoksa değersiz olan hep sen olursun… yanılmıyorsam bunun yazarı niçeydi
__________________ hayaller sigaranın yaprağına hapis olmuş. çak ateşi. gör dumanı. Ne kadar duman o kadar randuman |
| | |
| | #8 (permalink) |
| TrakyaKampüs Fanatiği ![]() Üyelik tarihi: Aug 2010 Bulunduğu yer: Mardin Mesajlar: 1.045
Rep Puanı: 22
Rep Grafiği: ![]() | teşekkür ederiz. Ben eminim şimdi. Niçenin yazısı. Benim felsefem. Laptopta masaüstüne çok güzel bir foto üzerine yapmıştım ![]()
__________________ hayaller sigaranın yaprağına hapis olmuş. çak ateşi. gör dumanı. Ne kadar duman o kadar randuman |
| | |
| | #9 (permalink) |
| Trakya Ünili ![]() Üyelik tarihi: Sep 2010 Bulunduğu yer: istanbul Mesajlar: 72
Rep Puanı: 10
Rep Grafiği: ![]() | O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer. Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer. Utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık, çalınan birinin kalbiyse eğer. Korkulacak bir yanı yoktur aşkların, insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer. O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses, hiçbir zaman duyulmasaydı eğer. Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar, kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer. Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla, öylesine delice bakmasalardı eğer. Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer. Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin, son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer. Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman, meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer. Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman, beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer. Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla, tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer. O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi, yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer. O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar, son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer. Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri, her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer. Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de, dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer. Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel, namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer. Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından, dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer. Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de, sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer. Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine, kulağına okunacak biri olsaydı eğer. İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de, kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer. Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar, ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer. Issızlığa teslim olmazdı sahiller, Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer. Sen gittikten sonra yalnız kalacağım. Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse... Evet Sevgili, Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim uzanmak isterdi ince parmaklarına, mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!! |
| | |
![]() |
|
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|